top of page

"Lombardiya" Turu
Milano, Como, Sirmione, Bergamo

3-4-5-6-7 Temmuz, 2026

Milano, kökleri Antik Roma dönemine uzanan, yüzyıllar boyunca Avrupa tarihine yön vermiş güçlü bir şehir kimliği taşır. Roma İmparatorluğu’ndan Orta Çağ’daki Lombard hâkimiyetine, Rönesans’ta sanat ve mimarinin altın çağına kadar uzanan zengin geçmişi, şehrin her köşesinde hissedilir. Sforza Hanedanı’nın izlerini taşıyan Castello Sforzesco, Leonardo da Vinci’nin mirası ve görkemli Duomo di Milano, bu tarihsel derinliğin simgeleridir. Bugün Milano, bu köklü tarihini modern bankacılık ve finans dünyasındaki liderliği, uluslararası moda sahnesindeki öncü rolü ve çağdaş mimarisiyle harmanlayarak; geçmişin ihtişamını geleceğin vizyonuyla buluşturan seçkin ve dinamik bir dünya şehri olarak öne çıkar.

Como, tarihi Roma dönemine uzanan köklü geçmişi ve doğal zenginliğiyle Kuzey İtalya’nın en seçkin destinasyonlarından biridir. Antik çağdan Orta Çağ’a, aristokrat villaların yükseldiği Rönesans ve sonrası dönemlere kadar uzanan tarihsel birikimi, göl kıyısına zarif bir siluet kazandırmıştır. Como Katedrali’nin etkileyici mimarisi, yamaçlara serpiştirilmiş görkemli villalar ve gölle bütünleşen tarihi yerleşimler, şehrin zamansız karakterini yansıtır. Bugün Como; Avrupa elitlerinin yüzyıllardır tercih ettiği sofistike yaşam tarzı, lüks otelleri, seçkin gastronomisi ve doğayla iç içe huzurlu atmosferiyle, tarihsel asaletini modern zarafetle buluşturan eşsiz bir İtalyan klasiği olarak öne çıkar.

Bergamo, zengin tarihi ve korunmuş mimari dokusuyla Kuzey İtalya’nın en karakteristik şehirlerinden biridir. Orta Çağ boyunca stratejik bir merkez olan şehir, Venedik Cumhuriyeti döneminde inşa edilen ve bugün UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan surlarıyla tarihsel önemini gözler önüne serer. Yukarı Şehir (Città Alta) ve Aşağı Şehir (Città Bassa) arasındaki etkileyici kontrast, Bergamo’nun geçmiş ile günümüzü ustalıkla bir araya getiren yapısını yansıtır. Taş sokakları, tarihi meydanları ve zarif kiliseleriyle Bergamo; sakin bir asalet, kültürel derinlik ve Kuzey İtalya’ya özgü sofistike yaşam anlayışını bir arada sunan, zamansız bir şehir kimliği taşır.

Sirmione, doğal zarafetiyle Garda Gölü’nün en seçkin ve romantik yerleşimlerinden biridir. Yarımada üzerinde konumlanan tarihi merkezi, Scaliger Kalesi’nin görkemli surları ve dar taş sokaklarıyla Orta Çağ atmosferini canlı tutarken, Catullo Mağaraları olarak bilinen Roma villası kalıntıları bölgenin antik mirasını yansıtır. Termal sularıyla yüzyıllardır şifa merkezi olarak ün kazanan Sirmione, gölle bütünleşen mimarisi, pastel tonlu evleri ve çiçeklerle süslü sokaklarıyla zamansız bir estetik sunar. Bugün Sirmione; tarih, doğa ve zarafeti kusursuz bir dengede buluşturan, sakin lüksü ve romantik atmosferiyle İtalya’nın en özel göl kasabalarından biri olarak öne çıkar.

 

Tur Detayları

"Lombardiya" turumuzda, Hakan Gürger rehberliğinde, Kuzey İtalya'nın eşsiz bir bölgesini karış karış keşfe çıkıyoruz..

3 Temmuz Cuma:​ Milano’nun Kalbi: Mimari İhtişam, Sanat ve Zamansız Şıklık
 

Milano’da ilk gün, şehrin simgesi olan Duomo di Milano’nun büyüleyici siluetiyle başlar. Yüzyıllar boyunca şekillenen bu gotik başyapıt, beyaz mermerden işlenmiş yüzlerce kuleciğiyle yalnızca bir katedral değil, Milano’nun tarihsel gücünün sembolüdür. Duomo Meydanı’ndan adım adım geçilerek Galleria Vittorio Emanuele II’ye ulaşılır; cam kubbeler altında yürürken, altın detaylı cepheler ve zarif mağazalar Milano’nun estetik anlayışını gözler önüne serer. Hemen yakınındaki La Scala Operası ve La Scala Müzesi, müzik, mimari ve aristokrat kültürün şehirle nasıl iç içe geçtiğini anlatan önemli duraklardır.
 

Öğleye doğru, sanatla yoğrulmuş Brera semtine geçilir. Taş sokaklar, tarihi apartmanlar ve sanat galerileri arasında yer alan Pinacoteca di Brera, Rönesans’tan Barok döneme uzanan seçkin koleksiyonuyla Milano’nun sanatsal kimliğini derinleştirir. Öğle yemeğinde risotto alla milanese veya osso buco eşliğinde kentin gastronomik zarafeti keşfedilir. Öğleden sonra Castello Sforzesco, ihtişamlı surları ve müzeleriyle Milano’nun Orta Çağ ve Rönesans geçmişini yansıtırken, çevresindeki parkta şehrin sakin yüzü hissedilir. Gün, nostaljik tramvaylarla Navigli kanallarına uzanır; suya yansıyan ışıklar eşliğinde şık restoranlarda yapılan aperitivo, Milano’nun sofistike sosyal yaşamını tamamlar.

​4 Temmuz Cumartesi: Como - Tarih, Mimari ve Gölün Sakinliği

Milano’dan sabah saatlerinde Trenitalia veya Trenord ile yapılan yaklaşık 35–40 dakikalık konforlu bir tren yolculuğu, metropolün şıklığından çıkarıp sizi bambaşka bir dünyaya taşır. Camdan görünen manzara yavaşça yumuşar; betonun yerini yeşil tepeler, aceleciliğin yerini dinginlik alır. Como San Giovanni ya da Como Nord Lago istasyonuna varıldığında, gölün ışığıyla yıkanan şehrin tarihi dokusu ilk anda büyüler.

Como keşfi, gölle neredeyse iç içe duran Como Katedrali (Duomo di Como) ile başlar. Geç gotik ve Rönesans öğelerini bir araya getiren bu görkemli yapı, mermeri, freskleri ve zarif cephesiyle şehrin tarihsel derinliğini yansıtır. Hemen çevresindeki tarihi meydanlar ve dar sokaklar, pastel renkli cepheleri ve demir balkonlarıyla sakin bir İtalyan atmosferi sunar. Como’nun merkezinde dolaşırken şehir acele etmez; her adım, gölün ritmine uyum sağlar.

Ardından fünikülerle Brunate’ye çıkılır. Yokuş boyunca yükselirken Como Gölü yavaşça bir tabloya dönüşür; zirvede ise nefes kesici bir panorama sizi bekler. Göl, villalar, kıvrılan yollar ve Alplerin etekleri, Como’nun neden yüzyıllardır aristokratların ve sanatçıların gözde mekanı olduğunu sessizce anlatır. Brunate sokaklarında kısa bir yürüyüş, bu manzarayı sindirmek için ideal bir moladır.

Öğle saatlerinde göl kenarında, zarif ama abartısız restoranlarda Como mutfağıyla tanışılır: taze balıklar, ev yapımı makarnalar ve göle yakışır hafif tatlar. Günün sonuna doğru, göl kıyısında yapılan sakin bir yürüyüş, butik dükkânlar ve kafeler arasında geçen keyifli anlarla tamamlanır. Akşamüstü treniyle Milano’ya dönüşte, ardınızda yalnızca güzel manzaralar ve tarihi mekanlarla kurulmuş güçlü bir bağ kalır. Como, kısa bir yolculukla ulaşılan ama etkisi uzun süre devam eden, çarpıcı ve unutulmaz bir deneyim olarak hafızaya kazınır.

5 Temmuz Pazar: Sirmione - Tarih, Göl ve Romantik Atmosfer

Milano’dan sabah saatlerinde Trenitalia ile yapılan yaklaşık 1,5–2 saatlik tren yolculuğu, metropolün hareketliliğinden çıkarıp sizi Garda Gölü’nün sakin ve tarih kokan kasabasına taşır. Sirmione istasyonuna varıldığında, yarımadanın göle uzanan ince silueti ve tarihi dokusu ilk bakışta büyüler.

Şehrin kalbi, yarımadanın uç noktasında yükselen Scaliger Kalesi ile başlar. Orta Çağ’dan kalma surlar ve köprülerle çevrili bu görkemli yapı, Sirmione’nin hem savunma hem de aristokrat yaşam merkezi olduğunu gösterir. Kalenin içinden geçerken dar taş sokaklar, pastel renkli evler ve çiçeklerle süslü balkonlar arasında yürümek, adeta bir zaman tünelinde gezinmek gibidir.

Sirmione’nin tarihi derinliği, Catullo Mağaraları (Grotte di Catullo) ile devam eder. Roma döneminden kalma bu villalar ve antik kalıntılar, bölgenin binlerce yıllık yerleşim geçmişini sessizce anlatır. Göl kenarındaki yürüyüş yolları, suların hafif dalgaları ve yarımadanın çevresinde uzanan manzara, şehrin romantik ve sakin atmosferini hissettirir.

Öğle saatlerinde göl kenarındaki şirin bir trattoria’da Sirmione mutfağıyla tanışılır: taze göl balıkları, ev yapımı makarnalar ve hafif tatlılar, hem göle hem de şehrin zarif ruhuna uyum sağlar. Yemekten sonra, sahil boyunca yapılan kısa bir yürüyüş, butik dükkânlar ve kafeler arasında Sirmione’nin günlük yaşamını gözlemleme fırsatı verir.

Günün sonunda, göl manzarasına karşı yapılan bir mola ve kasabanın taş sokaklarından geçerken, Sirmione’nin tarih, doğa ve romantizmi bir araya getiren büyüleyici dokusu hafızaya kazınır. Akşam treniyle Milano’ya dönüşte, ardınızda yalnızca güzel manzaralar değil; Roma döneminden Orta Çağ’a uzanan bir tarihi miras ve gölün huzurlu atmosferi kalır.

 

6 Temmuz Pazartesi: Bergamo - Orta Çağ Atmosferi
 

Milano’dan sabah saatlerinde Trenitalia veya Trenord ile yapılan yaklaşık 50–60 dakikalık tren yolculuğu, metropolün modern temposundan çıkarıp sizi Orta Çağ’dan günümüze uzanan bir şehre taşır. Camdan görünen manzara yavaşça değişir; yüksek binaların yerini yeşil tepeler ve açık alanlar alır. Bergamo istasyonuna ulaştığınızda, tarihi dokusu ve dar taş sokaklarıyla şehrin çağrısı ilk adımda hissedilir.

Günün keşfi, şehrin taç kısmı olan Città Alta (Yukarı Şehir) ile başlar. Bu surlarla çevrili antik bölge, Orta Çağ’ın zarif mimarisini ve Venedik Cumhuriyeti döneminden kalan ihtişamı taşır. Piazza Vecchia, Bergamo’nun kalbi olarak, tarihi binaları ve Palazzo della Ragione ile birlikte görkemli bir meydan sunar. Meydanda, taş döşeli sokaklarda yürürken, dar geçitler, kemerli yapılar ve zarif balkonlar şehri adeta bir ortaçağ tablo hâline getirir.

Bergamo’nun dini mirası Bergamo Katedrali (Duomo di Bergamo) ve Santa Maria Maggiore Bazilikası ile devam eder. Barok ve Romanesk öğelerin uyum içinde harmanlandığı bu yapılar, hem dini hem de mimari zenginliği bir araya getirir. Kiliselerin içindeki freskler, heykeller ve süslemeler, Bergamo’nun yüzyıllar boyunca sanat ve inançla yoğrulmuş geçmişini gözler önüne serer.

Öğle saatlerinde Città Alta’daki küçük, samimi trattorialarda Bergamo’nun yerel lezzetleriyle tanışılır: polenta, casoncelli makarnası ve taze peynirler şehrin damak zevkini sunar. Yemekten sonra, Città Bassa’ya (Aşağı Şehir) inen kısa bir tramvay veya yürüyüş, modern Bergamo ile tarihsel dokunun buluştuğu noktaları gösterir. Burada şehrin daha canlı caddeleri, butik mağazaları ve kafeleri arasında kısa bir tur yapılır.

Günün sonunda, surların üstünden Bergamo’nun panoramik manzarasına bakmak, dar sokakların ve tarihi yapıların bütünleştiği şehir dokusunu hafızaya kazır. Akşamüstü treniyle Milano’ya dönüşte, ardınızda yalnızca taş sokaklar ve antik meydanlarla örülmüş bir şehir değil; tarih, mimari ve kültürel zenginliklerle dolu unutulmaz bir deneyim kalır. Bergamo, hikayesi Orta Çağ’dan günümüze kadar uzanan büyüleyici bir şehir olarak hafızada yer edinir.
 

7 Temmuz Salı: İnanç, Antik İzler ve Modern Zarafet Arasında Milano

Son gün, Milano’nun dini ve tarihsel köklerine doğru sakin ama etkileyici bir yolculukla başlar. Sant’Ambrogio Bazilikası, erken Hristiyan mimarisinin yalın gücüyle şehrin en önemli ruhani merkezlerinden biridir. Ardından San Maurizio al Monastero Maggiore, duvarlarını kaplayan zengin freskleriyle “Milano’nun Sistine Şapeli” olarak anılır ve sanatla inancın buluştuğu eşsiz bir atmosfer sunar. Yakın çevrede yer alan Colonne di San Lorenzo, Roma döneminden kalan sütunlarıyla antik Milano’nun izlerini bugüne taşır; San Lorenzo Maggiore Kilisesi ise bu tarihsel sürekliliği tamamlar.

Öğleden sonra Ambrosiana Kütüphanesi ve Pinakoteği, el yazmaları ve sanat eserleriyle Milano’nun entelektüel mirasını gözler önüne sererken, Novecento Müzesi modern ve çağdaş sanatın şehirle kurduğu güçlü bağı yansıtır. Gün boyunca yapılan kısa tramvay yolculukları, düzenli caddeleri, zarif cepheleri ve modern mimariyi adeta bir film sahnesi gibi izleme fırsatı sunar. Akşamüstü Quadrilatero della Moda’da dolaşılır; burada mimari, vitrinler ve stil bir yaşam biçimine dönüşür. Gün, seçkin bir restoranda taze makarnalar, ince tatlılar ve iyi bir İtalyan şarabı eşliğinde sona ererken, Milano’nun tarihi, sanatı ve şıklığı hafızalarda güçlü bir iz bırakır.

Fiyat


Kişi başı yetişkin: 52,000 TL

23 yaş ve altı öğrenci: 39,000 TL

 

11 yaş ve altı çocuklar: Ücretsiz

(15 Şubat'a kadar yapılan erken kayıtlarda %10 indirim imkanı)


Fiyata Dahil Olan Hizmetler
 

Hakan Gürger tarafından, belirtilen programdaki rehberlik hizmeti

Zorunlu yerel rehber

Tüm müze girişleri

Tüm tren biletleri

Yürüyüş turları sırasında kullanabileceğimiz metro, füniküler, tramvay biletleri

Ses ve dinleme sistemi

Yurtdışı seyahat sigortası

 

KDV

 

Fiyata Dahil Olmayan Hizmetler
 

Milano'ya ulaşım

Konaklama

Yemekler

 

Kişisel harcamalar

Notlar

 

Turumuz için 3-7 Temmuz 2026 tarihleri arasında her sabah Milano'nun merkezi bir noktasında buluşuyor ve yürüyüş turları yapıyoruz..

Göreceğimiz yerlerin bir kısmını dışarıdan, bir kısmını da içeri girerek ziyaret edeceğiz..

Milano'dan, trenle günübirlik yolculuklarla Como, Sirmione ve Bergamo'yu ziyaret edip her akşam yine trenle Milano'ya döneceğiz..

Öğle yemekleri için yaklaşık bir, birbuçuk saat serbest zaman verilecektir.. Ayrıca en az bir kere kısa bir kahve/dinlenme molası verilecektir..

Her yemek ve kahve molası öncesinde, yakın çevredeki restoranlar ve kafeler ve sundukları menüler hakkında, Hakan Gürger detaylı bilgi verecektir.. 

Bu geziye katılabilmeleri için, misafirlerimizin Schengen vizesi sahibi olmaları gerekmektedir.. 

 

Katılımcı sayısı en fazla 50'dır.. Bu sayı +2, 3 olabilir.. Öngörülen katılımcı sayısı 15-25 kişidir ancak kesin kişi sayısını tahmin etmek mümkün değildir..
 

Minimum katılımcı sayısı yoktur, turumuz kesin kalkışlıdır.. 
 

Dezenfekte edilmiş ses sistemi ve kulaklık verilecektir.. Dilerseniz, ince uçlu kendi kulaklığınızı da kullanabilirsiniz..

Mevsim koşullarına göre ayakkabı ve kıyafet seçmekte fayda vardır..

Bu turda her yerde fotoğraf çekilebilir..

Çocuklu aileler bu tura rahatlıkla çocuklarıyla katılabilirler.. 11 yaş ve altındaki çocuklar ücretsizdir..

Turumuzun genel güzergahı düz ayak yürüyüş şeklinde olsa da, bazı kısımlarda, merdiven çıkışları ve yokuş yukarı yürüyüşler bulunmaktadır..

Rezervasyon yapmak için lütfen Hakan Gürger'i arayınız veya mesaj gönderiniz: 0532 215 4496


Ödemeyi banka havale veya EFT yoluyla yapabilirsiniz.. E-fatura, tur sonrasında email adresinize gönderilir..

Öngörülemeyen, olağanüstü ve mücbir sebeplerden dolayı tur iptal edilebilir, böyle bir durumda tur ücretinin tamamı iade edilir..

 

Banka Bilgisi:

IBAN: TR58 0006 2000 2340 0006 2981 72

 

Alıcı İsmi: Gurger Turizm ve Organizasyon Ltd. Şti.

 

Not: EFT'lerde alıcı isminin bu şekilde yazılması gereklidir.

Turlarımıza gösterdiğiniz ilgi için çok teşekkür ederiz.. :)

 

Milano'ya Ulaşım ve Konaklama

 

İstanbul ve Sabiha Gökçen Havalimanlarından Milano Malpensa ve Orio al Serio Havalimanları'na gerçekleştirilen çok sayıda direk uçuş bulunmaktadır..

Malpensa Havalimanı, şehir merkezine yaklaşık 55 km mesafededir, buradan şehir merkezine express trenle ulaşabilirsiniz..

Bergamo'daki Orio al Serio - il Caravaggio Havalimanı, Milano şehir merkezine yaklaşık 55 km mesafededir, buradan Milano şehir merkezine trenle ulaşabilirsiniz..

Milano'da çok çeşitli konaklama imkanları mevcuttur.. Merkezi bir hotel tercih edilmesi tavsiye edilir.. Aşağıdaki hoteller önerilebilir:

Four Seasons, Principe di Savoia, Vico Milano, Matilde Boutique Hotel, Antica Locanda Leonardo

Adres

İstanbul, Türkiye

Telefon

Email

Sosyal Medya

  • Facebook
  • Instagram

TÜRSAB Lisans No: 5123
Lisans ismi: HAKAN GURGER TRAVEL AGENCY

Hakan Gurger Travel Agency, TÜRSAB (Türkiye Seyahat Acentaları Birliği) üyesi, resmi bir seyahat acentasıdır

 

Copyright © 2005-2025 Hakan Gurger Travel Agency. Tüm hakları saklıdır.

bottom of page